06 Şubat 2014

Instagram

Herkese merhaba,
Sizi de sıkmamak için bir süre hamilelik postlarına ara vermek istedim. Bu hafta instagramda birazcık nostalji biraz da kozmetik vardı. Tüm markalar yeni sezon koleksiyonlarını çıkarmışken ben onlara kedinin ciğere baktığı gibi bakmak durumunda kalıyorum :) Çünkü göbeğim zaptedemediğim bir şekilde büyümeye devam ediyor. Geçen gün Zara' da yeni sezon elbiselere bakıyordum. O sırada boynumumu büktüm artık ne yaptıysam, kafamı bir kaldırdım ki görevli çocuk bir bana, bir göbeğime, bir elimdeki elbiseye bakıp gülüyor :) Ah zavallı demiştir içinden... Baktım ki vitirnlerdeki kıyafetler bana göre değil, tayt ve elbiseden başka birşey giyemiyorum bari ufak tefek kozmetiklerle hem kendimi hem eşimi kandırayım dedim:) İşte öyle ruj, oje takılıyoruz beraber...


Nude ruj ve bej oje bu aralar favorim
Sephora kalem ruj ve Maybeline oje



Tabi arada sırada renklenmekte fayda var. E hamileysek süsümüzden ödün vercek değiliz.
Topuklumuzu da giyeriz (tabi kendimizi yormadan), takılarımızı da takarız, kırmızı rujumuzu da süreriz :)


Fuşya en ama en sevdiğim ruj rengidir. Ve aradığımı Watson' da buldum. Newyork Colours


Veee nostalji... Yaz günlerini çok özledim, kıyaflerimi çok özledim, boğazın masmavi sularını ve Bebek' de üşümeden yürüyüş yapmayı çok özledim...

28 Ocak 2014

22. Hafta ve Ben

Herkese merhaba,
Eveett sonunda 22.haftaya ulaştık yani yolun yarısını geçtik. Artık heyecan tavan yapmaya başladı. Bu haftasonu oğlumun üç boyutlu resmini gördük. O kadar değişik bir duydu ki şu an ne yazsam anlatamam. Bir an önce (tabi tam vaktinde) gel de öpeyim minik ayaklarını diyorum sürekli. Kıyafetlerini çıkarıyorum ortaya, bakıp bakıp geri kaldırıyorum. O varken hayat nasıl olacak diye hayaller kuruyorum. Sürekli onunla konuşuyorum ve bana tekmekleriyle cevap da veriyor:) Birlikte müzik dinliyoruz, kitap okuyoruz. Şu an harika bir ikiliyiz :)
Bazı sorular alıyorum. Bu postla onları da cevaplamak istiyorum aslında. 22. haftada olmama rağmen sadece 4 kilo aldım ama bu durum kişiden kişiye değişiyor. Ben mide problemleri yaşadığım ve iştahsız olduğum için sanırım kilo almadım. Tatlıyla aram hiç yok. Çikolatanın uğruna ölecek biriyken şimdi görmek bile istemiyorum. İlk kez haftasonu canım waffle istedi. Makarna ve pilav çok sık yemiyorum. Haftada 2 gün balığı asla ihmal etmiyorum. Ve yine en az 2 gün kırmızı et yiyorum. Ben kırmızı etten nefret eden bir insanım, kırk yılın başı kebap yerdim o kadar. Şimdide durum pek farklı değil.Doktor mutlaka yemelisin dediği için ya kebap ya döner yiyorum ama etine güvendiğim yerlerde ve çok pişmiş olarak. Salatayı asla dışarıda yemiyorum. Toksoplazmam negatif olduğu için et ve yeşil yapraklı sebzelere çok dikkat etmem gerekiyor. Haftada bir-iki kez koca bir tabak yeşil salata yiyorum. Salatalar tek tek yıkanarak en az 20 dakika sirkeli suda bekletiliyor. Mutfağımız fizik labratuvarı gibi :) Hijyenden ölücez :) İçine yoğurt sosu ve peynir ekliyorum kalsiyum ve proteini artsın diye. Aslında beslenme uzmanları hergün yumurta yenmesini öneriyor. Ama ben yumurtadan da nefret ederim. Haftada bir-iki kez patatesli omlet yemeğe çalışıyorum.  Akşam yemeklerinde sebzemi eksik etmiyorum. Ispanak, karnıbahar,brokoli en sık yediklerim. Kahvaltılarımda bolca peynir, tahin-pekmez ikilisi mutlaka oluyor.Her akşam sütümü içip, hergün öğün aralarında ceviz ve bademimi eksik etmiyorum. Tabi bu kadar hastalık da salgınken kivi ve mandalinayı da asla ihmal etmiyorum. Ve en önemlisi bol bol su içiyorum. Bu arada beyaz ekmeği önermiyor beslenme uzmanları. Bende bu nedenle tam buğday ekmeği alıyorum. Hazır meyve sularını içmiyorum. Ya annemin yaptığı doğal komposto yada taze sıkılmış portakal veya mandalina suyu içiyorum. Dışarda yemek yiyeceksek  ve fazla seçeneğim yoksa en masum olarak pizza tercih ediyorum. Ama salam, sucuk ve sosis asla yemiyorum. Mayonez, kola gibi şeyleri de hayatımdan çıkardım. Pizza dışında kesinlikle fast food yemiyorum.
Acıbadem Maslak Hastanesi' nin doğuma hazırlık kurslarına gidiyorum ve çok faydasını görüyorum. Fırsat buldukça yürüyüş yapıyorum, asansör yerine kendimi yormadan merdiven kullanıyorum.
Makyajımdan, ojemden hiç ödün vermedim. Hamilelikten önce kullandığım tüm makyaj ürünleri ve kremlerime devam ediyorum. İlave olarak çatlaklar için Mustela ya başladım. Ve ayrıca nemlendirici kullanıyorum.
Hamileyken saç kestirilmez diye bir inanış vardır ya, ben pek inanmam böyle şeylere ve saçımı kestirdim tabiki :) Boya konusundan çok emin olamadığım için saçımı boyatmadım. Ama maşamı düzleştiricimi tereddütsüz kullanıyorum. Şu an aklıma gelenler bu kadar ama hatırladıkça yeni bilgiler vermeye devam edeceğim.
Şimdi gelelim kıyafet sorunsalına :) Tabiki birçok tişörtüm, bluzum, kazağımın içine giremiyorum. Neredeyse her haftasonunu taytla geçiriyorum. Arada sırada kocamın eşyalarına göz dikiyorum. Fotoğraflardaki tişörtümde sevgili eşime ait :)
Sıkılmadan okuduğunuz için çoook teşekkür ederim :)





Ne bulursam onu giydim :)


20 Ocak 2014

Kış Güneşi

Herkese merhaba,
Hazır enerjmi toplamışken blog yazılarına hızlı bir dönüş yapmak istedim. Birkaç gündür İstanbul' da resmen bahar havası yaşıyoruz. Haftasonu çok ama çok kısa bir kaçamak yapıp sahile attık kendimizi. Güneşin altında yürüyüp, deniz havası almak o kadar iyi geldi ki anlatamam size.
Bugün itibariyle 21+3' ün içindeyiz. Ve fotoğraflardan da göreceğiniz gibi kıyafetlerime sığamayacak durumdayım. Eski fotoğraflarıma bakıp bakıp iç geçirip, dolaptaki jean, etek ve elbiselerle uzun uzun bakışıyoruz ama yine de mutluyum :) Çünkü benim bıdık oğlum, ne zaman "offf hiçbirşeye sığamıyorum" diye yüzümü ekşitsem, "üzülme annecim sen böylede güzelsin" dercesine tekmekeleri basıp beni güldürmeyi başarıyor. Eğer tayt olmasaydı ne yapardım ben bilmiyorum... Bu arada hamilelik döneminde neler yiyorum, hangi ürünleri kullanıyorum gibi sorulara cevap olacak güzel bir post hazırlayacağım. Ama haftalardır ilk kez özenerek fotoğraf çektirdiğim için önceliği izninizle onlara vermek istedim :)













Shirt / Mango
Sweater / Zara
Parka / Bershka
Bag / Mango
Necklace / HM
Boots / Elle
Sunglasses / Rayban

30 Aralık 2013

19.Hafta Beklenen Tekme


18.haftayı geride bıraktık ve hatta 19.haftayı yarıladık sayılır. Hamilelik insanda çok değişik duygular uyandırıyormuş, bunu zaman ilerledikçe daha iyi anlayabiliyorum. En basiti aldığım 1 kiloyu bile günlerce kafama takan ben, şimdi kilo alamıyorum diye üzülüyorum. 18 haftalık kısmı yalnızca 1 kilo alarak tamamladım.
Zaman ilerledikçe hareketlerin kısıtlanıyor, çok severek yediğin fast food’ a elveda diyorsun, her akşam 1 bardak sütü içmeden yatarsan uykuların kaçıyor, nefret de etsen burnunu tıkayarak yumurta yiyorsun, gece uyurken bebeğe daha iyi besin ve oksijen gitsin düşüncesi ile sürekli sol tarafına dönüp yatıyorsun, gece bilmem kaç kez bacaklarındaki ağrıyla uyanıyorsun ve kazayla sağa dönersen ve o şekilde uyanırsan suçluluk duyuyorsun…  Belki kulağa abartı gibi gelebilir ama ben aynen bu duyguları yaşıyorum. Ama bu halimden inanılmaz derecede mutluluk duyuyorum :)

İlk 4 ay doktor randevularımız iki haftada bir şeklindeydi. Maalesef şimdi bu süre üç haftaya çıktı ve bana sonsuzluk kadar uzun geliyor. O ekranda onu hareket ederken görünce üzerimden sanki büyük bir yük kalkıyor. Afacan en son doktora gittiğimizde amuda kalkmıştı. 

18. hafta itibariyle heyecanla kıpırtıları, tekmeleri beklemeye başladım:) Her akşam oturup elim karnımda bekledim. Ben “hadi oğlum ama bi tepki ver artık” dedikçe Oğuz’ dan şu cümleyi duydum “Zorlama çocuğu, baskı kurma üzerinde” Ama yine de pes etmedim…  Vee beklene   darbe dün akşam geldi. Tam oturmuş televizyon seyrederken “aaa noluyo yaaa” diye sıçradım yerimdem J Sanki karnımın içinde bir balık yüzüyordu. Merhaba oğlum, nihayet aramıza hoş geldin J
Bugün de dayanamadım ve oğluma ilk hediyesini aldım. Herkese hediye alınıyor, daha doğmadı diye oğlumun başı kel mi dedim (belki de keldir bilmiyoruz ama ) ve gidip ona uzaktan kumandalı bir Mercedes aldım. Babası deneme sürüşlerine başladı bile J

Bu hafta itibariyle artık kot,kumaş hiçbir pantolonuma sığdıramıyorum karpuzdan hallice göbeğimi. Ama 36 beden düz kesim elbiselerimi hala rahatlıkla giyebiliyorum J Kalem eteklerimle vedalaşalı uzun zaman oldu bile. Ve taytları icad eden şahsa hergün teşekkürlerimi sunuyorum. 


Benden şimdilik bu kadar. Herkesin yeni yılını kutlamak istiyorum. 2014 yılının güzel sürprizlerle dolu olmasını, herkese sağlık ve mutluluk getirmesini diliyorum. Kendim için de en büyük dileğim oğlumu sapasağlam kucağıma alıp öpüp koklamak.

Sevgilerimle

Dress/ Mango
Necklace / Zara



25 Aralık 2013

Orogold'dan Altın Mucizesi

Herkese merhaba,
Size, geçenlerde Debenhams' da ışıltılı standıyla dikkatimi çeken bir markadan bahsetmek ve aldığım bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum. Bayanların büyük çoğunluğunda olduğu gibi bende cildimin diriliğini kaybetmesinden, sarkmalara uğramaktan korkuyorum. Hele yaş 30+ olmaya başladıktan sonra bu konuda ciddi önlemler almamız gerekiyor. Orogold Kozmetik içeriğindeki 24 karat altın parçalarıyla tedavi edici ve yeniden yapılandırıcı özelliklere sahip. Aynı zamanda dokuların kaybettiği elastikiyetin geri kazanılması, kolajen kaybının yavaşlatılması ve cilt sarkmasının önüne geçilmesinde de büyük rol oynuyor. Bununla da kalmayıp ciltte sıkılaşma etkisi yaratmakta, güneşin yol açtığı hasarları, yaşlanmayla gelen lekeleri de yok etme özelliğine sahip.
Orogold Kozmetik, biz güzelliğine düşkün bayanlar için yılbaşına özel bir ışıltı sunuyor... Bu yeni ürünler hakkındaki detaylı bilgilere gelin birlikte gözatalım...



OROGOLD – 24K Makyaj Bazı

İpeksi ve hafif dokulu bu makyaj bazı, pürüzsüz bir cilt sağlar. Cildi nemlendirmek için 24 karat altın, doğal bitki özleri, A ve E vitaminleri ile zenginleştirilmiştir. Çizgileri ve gözenekleri azaltarak, uzun sureli, kusursuz ve aydınlık bir makyaj uygulaması zemini hazırlayan makyaj bazı, tek başına veya fondöten altına kullanılabilir, uzun sureli çizgileri doldurur ve cilt dokusunu düzeltir.


24 KARAT ALTIN TOZLU C BOOSTER SERUM
Altının mikro ölçüdeki parçacıklarıyla diğer doğal içeriklerin  bileşimi olan Amerika'nın ünlü kozmetik markası OROGOLD Cosmetics'in; '24K Gold C Vitaminli Booster Cilt Bakım Serumu' cildinize kıyaslanmaz bir ışıltı ve aydınlık bir tazelik vaat ediyor. Antioksidan özelliği  ile cilt gözeneklerini sıkılaştırıp, ciltteki renk pigmentasyonu dengeleyip cilde bambaşka bir enerji ışıltısı veriyor
İçerisindeki C ve E vitamini ise kuruyan cildiniz için yoğun bir nem sağlayarak gunluk bakımınız için pırıl pırıl bir başlangıç olma özelliği taşıyor. Cildi, serbest radikallerin zararlı etkilerinden koruyor.

OROGOLD Ürün satış noktaları : Harvey Nichols ( İstanbul , Ankara ) ,

Brandroom ( Nişantaşı, Suadiye )

 Beymen ( Zorlu AVM ) , Debenhams ( Cevahir AVM )
Douglas ( Kanyon, Cities, Capacity, İzmir  Borniva, Antalya, Bursa, Ankara Cepa) 
Markanın tüm ürünlerini detaylı incelemek için http://www.orogoldcosmetics.com.tr/ adresine tıklamanız yeterli...

16 Aralık 2013

Say Hello To My Baby | It's a Boy

Ben ve karnımda 5. ayının ilk günlerini geçiren minik oğlumdan hepinize merhaba :)
Uzun zamandır doğrudüzgün post yapamamamın, instagram hesabımın bomboş kalmasının hatta sevdiğim blogları bile takip edemememin sebebi son üç aydır tabir-i caizse sürünüyor olmamdı. Ama bu sürünmelerin en güzeli, en tatlısı. Sabaha kadar evin içinde böğğğhhh diye dolaşıp, koltuktan koltuğa kendini atsan da her kontrole gidişinde ekranda pıtpıtı atan o minicik kalbi gördüğünde ne o bulantıların, ne halsizliklerin hiç bir anlamı kalmıyor. O duyguyu anlatmak için buraya dünyanın en tatlı, en güzel bütün kelimelerini yazsam yine de yeterli olmaz.
Bu güzel haberi sizinle paylaşmak için kendimi toparlamamı bekledik. Havalarda dışarıda çekim yapmaya uygun olmayınca bende en rahat kıyafetlerimle, evimin en sevdiğim köşesini seçtim sizin için :)


İşte benim kavundan biraz büyük, karpuzdan biraz küçük göbeğim :)



Yaaa ayağımda topuklu şıkır şıkır bişeyler var sandınız dimi :) Ayakları sıcak tutmakta fayda var


Benim uğurlu bilekliklerim


 Bu aralar favori kitabım... Ben kitaptan çok keyif aldım, çok faydalı bilgiler var içinde... "Bebeğinizi Beklerken Sizi Neler Bekler"...


Orada minik bir prens varrr...


Kendimi toparladığıma göre artık süslenmeye devam edebilirim...


Ben nazar boncuğumu sizde maşallahlarınızı eksik etmeyin olur mu:)


Shirt / Stradivarius
Tights / H&M
Boots / Twigy

01 Aralık 2013

Office Style

Herkese merhaba,
Yine uzun bir ara verdim ama yakında bu araların sebebini açıklayacağım. Geçen haftalardan bir ofis kombinini paylaşmak istiyorum. Kışın ofis kıyafeti seçmek daha zor. Dışarı çok soğuk ama içerisi sıcak. Bu yüzden en iyisi ya kat kat giyinmek yada ince trikoların üzerine sıkı montlar giymek. Ben ince trikodan yana seçim yaptım.




Bu kolyenin manevi değeri çoook büyük. Babanem 1973 yılında, babam askerdeyken onu ziyerete gittiğinde Erzurum' dan almış. Kolye şu an 40 yaşında. Umarım benden de torunlarıma kalan güzel bir hatıra olur :)




Jumper / Mango
Trousers / Zara
Shoes / Hotiç
Necklace / Vintage